Musikimani’de 27 Şubat günü memleket müziğinin en nevi şahsına münhasır muhteremlerinden Yılmaz Kayral namı diğer Urfalı Babi aka Amigo Babi hakkında İbrahim Tekpınar bir şeyler karaladı, iyi ki de yaptı. Okumak isteyen buradan buyursun: “Yeşilçam’ın ozanı Yılmaz Kayral” Bu yazıdaki bir iki mevzuu yeniden anıp Babi’nin memleket futbol müzikleri külliyatıda 3 katkısına değineceğim ben de bu vesile ile.

Urfalı Babi 1969 yılında Cânân’ı piyasaya sürdükten sonra hızla tanınır. Daha öncesinde de birkaç plağı vardır, ama şöhretini arttıran bu plak olur. Hal böyle olunca yazılı basında da görünmeye başlar. Meşhur “Siverek’te eşkiyalar çevirdi” hikayesini de anlattığı mülakatı da 14 Mart 1971 tarihinde Milliyet gazetesinin haftasonu ilavesinin 2. sayfasında yayınlanır.

Milliyet gazetesine 14 Mart 1971 tarihinde verdiği mülakkatta kullanılan fotoğrafı: “İşte Urfa’lı Babi, parmaklarını gırtlağında kullanarak istediği müzikal sesleri çıkarırken”

Bu mülakatın benim açımdan en önemli kısmı kendisinin futbol ile olan ilişkisinin sadece futbol şarkıları yapmak olmadığını, aynı zamanda bir futbolcu / kaleci olduğunu öğrenmek olmuştu. [Cem Bayrak sağolsun, 2000’lerin başında başka bir konu için gazeteyi tararken denk gelip haberdar etmişti beni.] Babi, çift sütuna fotoğraf + çeyrek sütun uzunluğundaki bu kısa söyleşi yazıda 1945 yılında Urfa karmasının kalecisi olduğunu ve Fenerbahçe ile yaptıkları bir müsabakada Lefter’in penaltısını kurtardığını söylüyor. İşin doğrusu -futbol söz konusu olduğunda başka pek çok şey gibi- Fenerbahçe’ye muhabbetim pek olmadığından bu konuyu epey üstün körü araştırdım. Ben henüz böyle bir müsabakaya denk gelmedim, ne kadar doğru kestirmek mümkün değil. Ama hikaye doğru olsun ya da olmasın, belli ki futbol oynamışlığı vardı. En azından futbola muhabbeti olduğu belli. Yani diyorum ki gelelim futbol şarkılarına…

Aynı mülakatta “Urfa Karması”nda oynadığının anlatıldığı bölüm

Ankaragücü 1970’li yılların başında adından en çok söz ettiren futbol takımlarından biridir. 1969’da 2. kümede şampiyon olup 1972’de de Türkiye Kupası’nı kazanır. Hem sahada hem tribünde namı yürümektedir. Dönemin en mühim amigolarından biri de Ankaragüçlü Amigo Sefa’dır. Kendisinin de Ankaragücü tribünlerine kazandırdığı en bilindik tezahürat, daha doğrusu tribünleri coşturmaya girişmeden çığırdığı sözü de “Haydi Bastır Ankaragücü”dür. Öyle ki bütün dillere pelesenk olur bu söz. Netice itibariyle de ortaya 1973 yılında Urfalı Babi’nin bu tezahürattan mülhem pek bir acayip ama bir o kadar da tadından yenmez şarkısı Bastır Ankaragücü çıkar. Elbette Babi’nin sivri dilinden herkes nasibini alacak, herkesle dalgasını geçecektir.

 

Ankaragücü takımıyla, taraftarıyla olduğu kadar amigoları ile de nam salmış bir kulüptür. Memlekette -iyisiyle kötüsüyle- amigoluk kültürünü kuran babalar arasında Sefa’sıyla Hüsnü’süyle ve daha niceleriyle önemli bir yere sahiptir. Ama amigoları arasında en dikkati şayan olanı Kürdon Muazzez’dir. Genel itibariyle erkek egemen ve cinsiyetçi olan futbol tribünlerinde bir kadın amigo olarak var olmak kolay olmasa gerek. Amigo sözcüğünün dilimize nasıl girdiğine ilişkin hikayelerden birini de anlattığı kitabında Veli Necdet Arığ, Muazzez Hanım’ın 1963 Mayıs’ında oynanan bir Beşiktaş maçında gollerin sevinci ile soyunup sütyenle kaldığını aktarır. Kimselere pek pabuç bırakmayan biri olduğu aşikar. 

1974 yılına gelindiğinde ise Babi aynı tezahürattan bu sefer Fenerbahçe için bir şarkı devşirir. O sene Fenerbahçe hem lig şampiyonu olacak hem de Türkiye Kupası’nı kazanacak. Nesrin Sipahi de meşhur Yaşa Fenerbahçe plağını çıkaracak piyasaya. Babi de boş durmaz, Sarı Kanaryalar ve Amigo Babi olarak bir yüzünde 1973’te kaydettiği Haydi Bastır yorumu diğer yüzünde Fener Oyun Havası olan bir plak çıkarır. Oyun Havası’ndaki “hiçbir kuvvet yetmez Fener’imin gücüne, her zaman 3-5 çeker Ankaragücü’ne” sözleriyle de kafiye uğruna kalpleri kırar.

Haydi Bastır ise adeta Carlo Zampa tarzı bir Fenerbahçe takım kadrosu sunumudur.

Haydi bastır, haydi bastır, haydi bastır
Hey, hey, hey, hey, hey şampiyon Fener
Dünyayı yener, oynasa eğer
Timuçin, Niyazi, Datçu, Mustafa, Ender
Hoca Didi’si
Siyah incisi, sarı lacivertlisi
Şampiyon Fenerbahçe lig birincisi
Osman, Cemil’e
Serkan, Kamil’e ve Selahattin’e
Cemil’in golleri parçalar file
Ziya’dan aldı
Alparslan daldı, Ersoy’a saldı
Fenerbahçe bu maçı da üç sıfır aldı

Amigo Babi – Haydi Bastır

Bonus Track

Gençlerbirliği aylık spor dergisinin 10 Aralık 1982 tarihli 2. sayısında yer alan Ümit Besen bestesi haberi [Atılım Üniversitesi Dijital Kent Arşivi]

Urfalı Babi’nin 1973’teki fantastik Ankaragücü şarkısına fantazi bir cevap 1982 yılında Ümit Besen’den gelir. Amatör kümeye kadar düşen Gençlerbirliği’nin yeniden yükselişe geçtiği 1980’lerin başına denk geliyor bu şarkı. [Bu dönemle ilgili bir melodram izlemek isteyenler şu belgesele bakabilirler: Döğüşenler de var bu havalarda] Ümit Besen ilk olarak bir Gençlerbirliği gecesinde okuyor şarkıyı. Sonra istekleri kıramayarak bir daha okuyor. Sonra bir daha okuyor. Yemektekilerde nasıl bir Gençlerbirliği aşkı varsa artık. Eh 1970’lerde Gençlerbirlikli olmak insana evliya sabrı kazandırıyor olmalı. O gece Ümit Besen şarkıyı plağa okuyacağını söylese de bildiğim bu hiçbir zaman gerçekleşmiyor. Siz de buyrun dinleyin… [Elbette youtube’dan şarkı dinlemenin en güzel tarafı yorumları da okumak]

Extra Bonus Tracks

“Haydi Bastır” 1970’lerde başka şarkılara da konu oluyor. Bunlardan en bilineni Özkan’sız Mazhar Fuat’ın yorumu [1974]. Benim en sevdiğim ise Şanar Yurdatapan and Attila Özdemiroğlu’nun kurduğu, sonrasında pek çok kişinin dahil olduğu, gelip geçtiği DünBugünYarın’ın şarkısı [1972]. Plağın arkasında da enstrümantal bir Dünya Dönüyor yorumu var. Şarkı Yurdatapan ailesinden Oktay Yurdatapan’ın işi [böyle anımsıyorum ama bir bilgi de bulamadım]. Kardeşi Şanar Yurdatapan’ın da malum Maç Twist diye bir şarkısı vardır. Özdemir Erdoğan ise bir başka Haydi Bastır sahibi yorumcu [1973]. Aynı yıl Vâlâ’nın da bir Haydi Bastır yorumu var. Amigo Babi’den sonra futbol şarkısı olmaya en yakın iki yorum bu son iki yorum. Mücadele zeminini kaydıran iki yorum ise Figen Han [1973] ile Zuhal Tan’dan [1974] geliyor.