Led Zeppelin


The Music Is All About Surviving / Hayatta Kalmayı Sağlayan Müzik

Yönetmen Jean-Marc Vallée, şu sıralar HBO’da yayınlanmakta olan ve baş rolünde Amy Adams ’ın oynadığı Sharp Objects dizisi için film müziği olarak, “Hep hayal ettiği biçimde” Led Zeppelin in parçalarını kullanmış.

Sharp Objects, dizi, HBO

Led Zeppelin müziğinin İYİLEŞTİRİCİ özelliği olduğunu söyleyen yönetmen, bu özelliği bir filmde konu etme istediğinin sonucunda bu dizinin ortaya çıktığını söylüyor. Yönetmen: “Bu adamlar olmasaydı 21 yaşıma gelemezdim” diyor. “Onların herhangi bir parçasını dinlersiniz ve ruh haliniz o anda bambaşka bir yere taşınır.”

İşte o  LED ZEPPELIN : 

2012 Kennedy Onur Ödüllerinde: Bütün zamanların en iyi grubu ilan edildi ve ödülleri Obama tarafından verildi.

Listelerde: 

  • Bütün zamanların en iyi ilk iki Rock Grubundan biri (Diğeri Beatles)
  • Jimmy Page : Bütün zamanların en iyi ilk iki gitaristinden biri. (Diğeri Jimi Hendrix)
  • John Bonham: Bütün zamanların en iyi davulcusu.
  • John Paul Jones: Bütün zamanların en iyi ilk beş bas gitaristi arasında.
  • Robert Plant: Bütün zamanların en iyi, bazen ikinci Rock solisti (Diğeri Freddie Mercury)
  • Stairway to Heaven, Kashmir, Whole Lotta Love: Bütün zamanların en iyi Rock parçalarından üçü. 
  • Jimmy Page’in Stairway to Heaven solosu: Bütün zamanları en iyi Rock solosu.  
  •  
  • Bütün zamanların en çok albüm satışı:
  • 1. The Beatles — 178 milyon (adet)
  • 2. Garth Brooks — 148 milyon 
  • 3. Elvis Presley — 136 milyon
  • 4. Led Zeppelin — 111.5 milyon
  • 5. Eagles — 101 milyon
  • 6. Billy Joel — 82.5 milyon
  • 7. Michael Jackson — 81 milyon
  • 8. Elton John — 78 miyon
  • 9. Pink Floyd — 75 milyon
  • 10. AC/DC — 72 milyon

***

Kaderin eli hayatın her anında vardır belki ama çok az hikayede Led Zeppelin’inkinde olduğu kadar hissedilebilir. O hepsi de dahi denebilecek dört çok genç müzisyen 1968 yılının Ağustos ayında mucizevi bir şekilde bir araya geldiler. Ve 50 yıl önce kendi alanlarındaki en muhteşem müziği yaptılar. (Blues, Blues Rock, Hard Rock, Folk Rock, Folk, Akustik, Ballad, Country, Kuzey Afrika- Hint motifleri). Tarihe de kendi alanının en iyi gruplarından olmasının yanı sıra kimyası en çok uyan, birbirine en uyumlu, sahnede ille de birbirine en yakın durmak isteyen grup olarak da geçtiler. Başarılarının sırrı sorulduğunda ise “Birlikte çalmanın mutluluğu, birlikte olmanın hevesi, coşkusu ve bu coşku ile yenilikler denemek” diye yanıtladılar. Bir araya gelmeleri ve başlangıçları da bir sihir idi. 1968 – 1980 arasında, 12 yıl boyunca da diğer grupların aksine ne bir tartışmaları ne ayrılma istekleri oldu. Taa ki bir tanesi ölüp, o kimya eksilinceye kadar. Bir araya gelmelerini sağlayan mucizevi gelişmeler kadar, zorunlu bitişleri de kaderin görünmez eliyle işlendi. Ve, toplam 8 albümle dünyaya sonsuza dek çalacak muhteşem bir müzik hediye ederek sahneden indiler.

Rock’un ve Led Zeppelin’in doğuşuna tanık olmak için 1950 ortaları İngiltere’sine gidelim. 1945’te biten 2. Dünya Savaşı sonlarında ya da biraz sonrasında doğanların ilk gençlik çağlarına. 

Kendi deyimleri ile “Savaş sonrasının çok süslü olmayan İngiltere’si”nde bu gençler, batıdan, karşı kıyılardan, Amerika’dan gelen Blues rüzgarıyla canlandılar. Temeli Afrikalı zencilerin pamuk tarlalarındaki ağıtları (kendi folk müzikleri) olan Blues rüzgarı İngiltere’ye doğru esti. Mick Jagger’in ifadesiyle “Hepsi Blues’u keşfetti ve aşık oldu, çünkü, 1950’li yıllarda Amerikan Blues, İngiltere radyolarında ve tek kanal TV’de çok sık yer almaya başladı”.

1954 civarından itibaren “Blues’un çocuğu” olararak da adlandırılan Rock’n Roll ve R&B de yavaş yavaş şekillenmeğe başlamıştı.

İşte, 50’lerin ikinci yarısında onlu yaşlarını sürmekte olan bu İngiliz gençlerden bazıları Blues’u sadece hayranlıkla dinlemekle kalmadı. Kimisi eline gitarı alıp duyduklarını çalmak istedi, kimisi de eline mikrofonu alıp onlar gibi söylemek istedi. İyi ki de istediler. Bu isteklerinden mesela;

  • 1960’ta The Beatles
  • 1962’de The Rolling Stones
  • 1963’te The Yardbirds
  • 1964’te The Who, The Moody Blues
  • 1965’te Pink Floyd
  • 1966’da Cream
  • 1967’de Jethro Tull, Genesis 
  • 1968’de Led Zeppelin, Deep Purple, Black Sabbath, King Crimson, Yes, Free
  • 1969’da Uriah Heep, Supertramp
  • 1970’te Queen

doğdu. 

1965’ten itibaren Blues ve çocuğu Rock’n Roll daha sert temalar almaya başladı. 68 kuşağı tüm başkaldırısıyla ortaya çıkıyordu. Hippiler bir çağı kapatıp yenisini açmaktaydılar. Bir daha hiç olmayacak kadar umut dolu yıllardı. Bu başkaldırı müziğe de yansıdı. 1965’te The Rolling Stones’un “I Can’t Get No Satisfaction“u ile başlayan hareketlenme 68’de doruğa çıktı. O zaman doğan gruplar sert, Hard Rock ile gümbür gümbür ortaya çıktılar. Çağ, başkaldırı çağı idiyse, melodisi de öyle oldu.  

Hard Rock’a böylece geçiş başlamış, özellikle cinsel özgürlük sınırları da tarihte bir daha olmayacak kadar genişlemiş ve 70’lere damgasını vuracak nur topu gibi Sex, Drug & Rock’n Roll çağı doğmuş idi. 

İşte o çılgın 1968’de Led Zeppelin’i planlayan, hayal eden, -çok sonradan “Yeni bir grup ile çok yüksek sesli, blues odaklı bir sound oluşturmayı amaçlıyordum” diyecek olan- ve sonunda da oluşturan ve bütün zamanların en iyi iki gitaristi arasında anılacak olan Jimmy Page de 1950’lerde karşı kıyılardan esen Blues rüzgarına 12 yaşındayken kapılmıştı.

Yeni taşındıkları evde bir kenarda duran ve nereden geldiği kimse tarafından bilinmeyen, “Herhalde bizden önce oturanlardan kalmıştı ya da gelen biri bırakmıştı” dediği ve haftalarca da ilgilenmediği gitarı bir gün nihayet denemeye niyetlenmişti. Yani kader Led Zeppelin planını, Jimmy’nin yeni taşındıkları eve nereden geldiği belli olmayan bir gitar bırakarak uygulamaya başlamış. Jimmy Page dinlemiş olduğu birkaç parçayı çalmaya heves ettiğinde o gitara uzanmış. “Bir okul arkadaşım birkaç nota öğretti, işte oradan buraya geldim” diye anlatıyor her şeyin başlangıcını. 

Jimmy Page (Solda) BBC’de , 1957, 12 Yaşında

Genç Jimmy o hevesle gitara başladıktan bir kaç yıl sonra, 1963-64 yıllarında artık çoktan Londra’da ‘Session Musician’- Stüdyo Müzisyeni olarak ünlenmişti. Kayıt yapacak şarkıcı ve gruplar için stüdyonun ayarladığı müzisyen olarak, Shirley Bassey ‘den The Who’ya hatta Rolling Stones’e kadar şarkıcı ve grupların kayıtlarında gitarist olarak yer almıştı. 

Jimmy üstün yeteneği sayesinde Londra’da iyice tanınmaya başladı. O zamanın büyük gruplarından, Eric Clapton’un da daha önce yer aldığı The Yardbirds’e, uzun süre devam eden ısrarlı tekliflerine yanıt vererek,  bas gitarist olarak katıldı.  Daha sonra Jeff Beck’in ayrılmasıyla lider gitaristlik Jimmy’e geçti.

The Yardbirds 1968Chris Dreja (Bass Gitar), Keith Relf (Solist), Jimmy Page (Gitar) and Jim McCarty (Davul).

Jimmy’nin hayalindeki müzik yüksek sesli, koyu davullu ve uzun, etkileyici gitar soloları olan bir sound’a sahip idi. The Yardbirds’in davulcusu Jim McCarty  sonradan şöyle açıklıyor. “Biz onun gruba katıldığında yapmak istediklerini yapması için bir araç olduk. Gerçekten yönetimde tümüyle özgür oldu ve bir gitarist olarak bunu gerçekleştirdi ve The Yardbirds in sound’unu daha sertleştirdi. O gerçekten bir “riff” ustası idi.” (Riff: Solo dışında, gitarda parça arkasında tekrarlanan pasajlar) 

1968 yılının Temmuz ayında kader, Led Zeppelin’i yaratma yolunda, tuhaf bir ani gelişme yaşattı. Grup elemanlarının diğerleri kendi yollarında devam etme kararı alıp ayrıldılar. Jimmy Page ise The Yardbirds isim hakkını da alarak kaldı.

Ve Temmuzda dağılmış olan The Yardbirds’in, Eylülde gerçekleşecek Avrupa ve Amerika için önceden yapılmış turne anlaşmaları vardı. 

Yani Jimmy Page’in acilen bir solist, bir davulcu ve bir bas gitarist bulması gerekiyordu.

Jimmy yeni oluşturacağı grubun solisti olarak önce Terry Reid’e teklifte bulundu. Ancak Terry Reid o sırada başka bağlantıları olduğunu söyledi ve Birmingham’da daha önce birçok grubun solistliğini yapmış olan Robert Plant‘ı tavsiye etti. 

Jimmy Page’in ailesiyle oturduğu evine nereden geldiği belli olmayan gitarı bırakmış olan kader, Robert Plant gibi çok yetenekli, sahne parıltılı, binbir perde sesli birinin o ana kadar Birmingham’ da saklamıştı. Robert o sırada 19 yaşındaydı ve o da 14-15 yaşlarında karşı kıyıdan, batıdan gelen Blues rüzgarına kapılıp, öyle şarkı söylemek istemiş ve mikrofona uzanmıştı. 15 yaşından beri irili ufaklı birçok grupta solistlik yapmış, hatta CBS, onu yeni bir Tom Jones yapma arzusuyla 3 adet single da çıkarmıştı. O single’lar gerçekten çok güzel olmasına rağmen, ileride oluşacak Led Zeppelin’i engellemek istemeyen kader, satışların da düşük olmasını sağlamıştı. O gerçek bir cevher olarak Jimmy’nin gelip onu almasını bekliyordu, ama bunu bilmiyordu. 

Böylece, 1968 yılının 20 Temmuz akşamında Jimmy Page, -sonradan grup kadar meşhur olacak- menejeri Peter Grant ile birlikte Robert Plant’ı dinlemek için Londra’dan Birmingham ‘a doğru kullandı arabasını. İkili Robert’in o sıralarda solisti olduğu Obstweedle adlı grup ile sahne aldığı Birmingham Teacher Training College ‘e onu dinlemeye gitti. 

Robert Plant – Jimmy Page 
İlk karşılaşmadan 4 yıl  sonra, 1972

His voice, was too great to be undiscovered.” “Sesi keşfedilmemesi için fazlaca muhteşemdi” diyor sonradan Jimmy. “Ve bu durumda aklıma hemen “bu çocukta bir sorun mu var da bu güne kadar tanınmadı” diye geldi? Geçimsiz biri mi? Zihinsel bir engeli mi var? Bu ses ile şimdiye kadar çoktan zirvede olması gerekirdi” diye ekliyor.

Aynı döneme tanıklık eden Paul Rodgers ‘da (Free ve Bad Company vokalisti) şöyle anlatıyor: “Robert’i Free ile çalıştığım sırada Birmingham’da tanıdım. Her şeyi ile mükemmeldi, her şeyi vardı. Saçlar, çekicilik. Tek eksiği bir grup idi. Ve o grup da onun ayağına geldi”. 

Okul arkadaşı Gary Tolley: “Rob çok yakışıklıydı ve daima olan biten her şeyin merkezinde yer alırdı. Onda bir şey vardı. Karizma sanırım. Okul üniforması giyerdi ama bir şekilde asla diğer öğrencilerle aynı görünmezdi. Robert alnındaki buklelerle ve dönmüş yakalarıyla salonuna girerdi ve siz bütün öğretmen ve sınıf başkanlarının gözlerinin parladığını görebilirdiniz.”

Al Atkins de şöyle anlatıyor: “Robert’in kökü her zaman Blues olmuştur. Onunla Blues hakkında konuştuğunuzda ne kadar derin bilgisi ve kültürü olduğunu anlardınız. Blues hakkında herşeyi bilir. Onunla bu konuda hiçbir şekilde tartışmaya giremezsiniz ve bu kadar bilgiyi nasıl edindiğine hayret ederdiniz”

Kendisi o dönem için kendisini şöyle anlatıyor; “Blues dinler, Kafka, Camus ve Sartre okurdum” “Savaştan yeni çıkmış, fazla gösterişli olmayan İngiltere’de kendime bir çıkış yolu bulmak zorundaydım. Ve buldum” 

Dönelim Jimmy Page’in Robert Plant’ı gördüğü an’a. Sahnesini izledikten ve sesinden çok etkilendikten sonra Jimmy, Robert’i tanımak, anlamak, sohbet etmek amacıyla Londra’daki evine davet etti. Ev, Themes nehri kenarındaydı ve  sonradan Led Zeppelin’in kurulduğu ev olarak ünlenecekti.

Led Zeppelin’in şekillendiği, Jimmy Page’in bot evi

Birmingham’daki  görüşmeden birkaç gün sonra, yani, 1968 yılının Temmuz ayı sonlarında, henüz 19 yaşındaki, hippy görünümlü bir Robert Plant, Birningham’dan, Londra’ya Jimmy Page’i Pangbourne’daki bot evine ziyarete gitti. 

Masmavi gökyüzlü, açık bir günde Themes Nehri kenarından yolun son kilometresini, kuş cıvıltıları ve yeşillikler içinde yürüdü.  Trenden ilk indiğinde karşılaştığı bir yaşlı adam onun hippi görüntüsüne “Darmadağınıksın, şuna bak” dediğini sonradan yazar Simon Godwin’e belirtti. “Ama bu benim olduğum şeydi; Hippi” diyerek.

(Robert Plant şimdilerde yapılan bir röportajında “Led Zeppelin olarak şöhretli olmaktan daha çok, dünyayı değiştirecek olan çok büyük bir gençlik hareketinin bir parçasıydık. Biz zaten kendimiz hippiydik” diyor)

Robert Jimmy’nin nehir kenarındaki evinin kapısını çaldı. Kolunun altında en sevdiği Blues sanatçıları olan Robert Johnson, Howlin’ Wolf ve başka birkaç LP vardı. 

Kapıyı Jimmy’nin kız arkadaşı açtı. Gerisini Robert’ten dinleyelim 

Kapı açıldı ve ben karşımda birdenbire Amerika’yı gördüm. Orada 1920 tarzı eşarpla, arkasında bir ışık parıldayan çok güzel bir kadın duruyordu. Çok çekiciydi. Sonra Jimmy bir yerden çıktı. Ve anladım ki bu adam benim ancak hayal edebileceğim bir hayat tarzına sahipti. Ve çok sakin, oturmuş ve olgundu. Sonra oturup Müzikten söz ettik” (2005’te Uncut’tan Nigel Williamson röportajı) 

İkili Daze and Confused ve Baby I’m Gonna Leave You parçalarını ortak beğenileri olarak dinlediler ve Jimmy, Robert’ten söylemesini istedi. I’m Gonna Leave You, aslında ortak tutkuları olan parçaydı ve sonradan grubun en önemli başlangıç parçası olacaktı. 

İşte bu görüşme sonunda da Jimmy Page aradığı solisti bulmuştu. O Robert Plant’tı.  Sonradan grup içinde ona Percy diyeceklerdi. Robert de kısa bir süre düşündükten sonra kabul etti. “Çünkü” diyor sonradan “Birmingham ve çevresindeki herkesin tek hayali iyi bir grup ile Londra’da çalmak idi”  

Saatlerce ortak tutkuları olan blues tan söz ettiler bu buluşmada. Ve çok sonra 2007 yılında Jimmy Page “Yaşayan Efsane” ödülünü kazandığında tören sırasında okunmak üzere takdir mesajı gönderen Robert, Jimmy’e şöyle seslenecekti: “İlk karşılaşmamızda senin müzik alanındaki sonsuz genişliğini farkettim. Üzerinde fikir alışverişinde bulunduğumuz  sanatçılar uçsuz bucaksızdı. Sen bütün bu sanatçılardan harika bir şekilde ilham alıp müziğin ötesinden müzik yarattın

Jimmy ve Robert (1975)
İkimiz sanki tek kisi olmuştuk” dedikleri çok ileri ileri zamanlardan bir kare. 

Şimdi Jimmy için geriye basçı ve davulcu bulmak kalmıştı. 

Davul için, Robert’in bir teklifi vardı. Daha önce Birmingham’da, Band of Joy’da birlikte çaldığı ve sonradan bütün zamanların en iyi davulcusu olarak anılacak olan John Bonham. 

Band of Joy günleri, 1968 başları
Robert ve John

Jimmy ve menejeri Peter Grant bu kez de John Bonham’ı o sırada çaldığı  Country Club,  West Hampstead’ta, dinlemeye gitti. Sonradan şöyle anlatıyor Jimmy Page: “Onu ve davula nasıl vurduğu gördüğümde onun inanılmaz bir davulcu olacağını bildim. Tarzı da tümüyle benimle aynı idi

John Bonham (Bonzo)
(Bütün zamanların en iyi davulcusu, davuluyla melodi yapan adam) 

Jimmy Page John Bonham’ı dinledikten sonra ona yeni bir Yardbirds oluşturduğunu, çok yakında konser turneleri bulunduğunu söyledi ve katılmaya karar vermesi ve diğerleri tanışması için Londra’daki evine davet etti. Bonham o ziyaretten sonra biraz düşündü, çünkü geçindirmesi gereken bir ailesi vardı ve o sıradaki gelirini riske atmak istemiyordu ve sonra kabul etti. Çünkü, Jimmy’ye nereden geldiği belli olmayan gitarı bırakan, Robert’i her şeyiyle sahne adamı olarak yaratıp, üstün ses ve yeteneğine rağmen o ana kadar saklayan kader, Led Zeppelin davulu için de “davuluyla melodi yaratan” bu adamı saklamıştı. Ona sonradan grup içinde Bonzo diyeceklerdi. B

Jimmy basçı olarak da, stüdyo müzisyenliğinden tanıdığı ve “Eğer farklı bir iş yaparsan haber ver ben de katılmak isterim” demiş olan John Paul Jones ‘ e teklif götürdü. John Paul bas gitarın yanısıra org, piyano, mandolin ve daha çok değişik enstrüman çalabiliyordu ve ayrıca en büyük yeteneği muhteşem bir aranjör olmasıydı. John kabul etti. Gitarı Jimmy’nin evine bırakan, Robert’i ve John Bonham’ı saklayan kader, Led Zeppelin’e muhteşem bir aranjör olsun diye onları stüdyo müzisyenliğinde tanıştırmıştı. Geçenlerde yapılan bir röpörtajında John Paul, ikisinin stüdyo müzisyenliği sırasında ortak meraklarının işin teknik yanı olduğunu belirtiyor. “Diğer müzisyenler kendi bölümlerini çalıp, kitap okumaya vs çekilirdi, Jimmy ve ben kontrol odasına gidip kayıt nasıl yapılıyor, merakla izlerdik” diyor. Ona sonradan grup içinde Jonesy diyeceklerdi.

Stüdyo müzisyenliği sırasında John Paul Jones. “Jonesy” birçok müzik aletini ustalıkla çalmasının yanı sıra, harika bir aranjör olarak, Led Zeppelin’in parçalarına son şeklini genellikle veren oldu. 

Ve dörtlü ilk kez 1968 yılının Ağustos ayının ilk hafta sonunda Jimmy Page’in evinde toplandı. John Bonham sonradan, Jimmy Page gibi tanınmış, usta bir müzisyenin önünde davul çalmaktan çok çekinmiş olduğunu söyleyecekti. “Orada Jimmy Page ve John Paul Jones ile ilk karşılaşmam benim için çok garipti, çok çekiniyordum. En iyisi fazla konuşmamak, susmak idi” diyor.

Jimmy Page tam o aralar GO dergisine verdiği röportajda “Yeni oluşturacağı grupta Yardbirds adını devam attireceğini çünkü insanların bu isimle soundu ilişkilendirdiklerini, bu soundun da kuvvetli vuruş soundu olduğunu ve bunu korumak istediğini” söylemiş idi. 

Sound aynı kalacak; ama isim kalmayacaktı.

İLK PROVA 

1968 yılının 12 Ağustos günü, dörtlü ilk kez çalmak üzere, Londra’da Soho’da Gerrard Street’ te, bir bodrum katında toplandı. Amplifikatörleri yerleştirdikten sonra ilk anda ne çalacaklarını bilemeden birbirlerine baktılar. Sonra Yardbirds’in Train Kept A Rollin’ini çalmaya karar verdiler. Çalmaya başladıkları anda orada bulunan grup üyeleri, menejer, bir teknik eleman, hepsi tek ve bir ağızdan çok sonradan şöyle söyleyeceklerdi: 

“Bir sihir gerçekleşti”

Dört müzisyenin oluşturduğu birliktelik ve uyum ve ortaya çıkan müzik olağanüstü idi. Ortaya çıkan sound’tan kendileri de olağanüstü etkilenmişlerdi. 

Bu provada kendi deyimleri ile “The chemistry was felt instantly” “Aralarındaki kimya anında hissedilmiş” idi. Ki bu daha sonra konserlerine yüzbinlerce seyirci tarafından tümüyle algılanabilecekti. Çünkü tarihe birbirine sahnede en yakın duran grup olarak da geçtiler. Çünkü kendi ifadeleri ile “Birbirlerinin rüzgârını ve enerjisini hissetmeyi seviyorlardı”. Bir de tarihe ‘Sahnede en çok birbirine bakıp anlık olarak anlaşan grup’ olarak geçeceklerdi. Birbirleriyle bir bakış ve bir baş eğme ile anlaşabiliyorlardı. Onların sahnedeki birliktelikleri belki de başka hiç bir grupta raslanmayacak biçimde, birbirlerine çoşku ve mutluluk verdi hep, 12 yıl boyunca.  Başarılarının sırrı “Birlikte çalmanın mutluluğu, birlikte olmanın hevesi, coşkusu ve bu coşku ile yenilikler denemek” idi.

O ilk prova için sonradan, hatta geçtiğimiz aylarda Jimmy Page şöyle diyecekti

Dinamikleri biliyordum. Temayı ve hedefi, şarkıların yapısını biliyordum. Ama kimse bizi bu etki için hazırlamamıştı. Mesela kimse John Bonham’ın davulunun etkisini tahmin edememişti. Daha önce ne kadar çalmış olduğu önemli değildi. O daha önce hiç kaslarını bu kadar çalıştırma ortamına sahip olup John Bonham gibi çalma şansına sahip olamamıştı. Bu hepimiz için gerçerli idi. Müzisyenliğimiz için bu birliktelik kusursuz bir araç olmuştu. İlk provadan itibaren herkes ve hepimiz bildik ki; Daha önce hiç bir müzik grubu asla böyle bir sound vermemişti. Hepimiz usta müzisyenlerdik fakat diğerlerimiz sayesinde çok daha üst seviyeye çıktık.” 

Yine başka bir röportajda Jimmy “İlk provanın “yaşam değiştirici” bir olay olduğunu söylemekte. Daha önce hiç birinin, ama hiç birinin böyle bir yoğunluk yaşamamış olduğunu” da. 

Robert Plant (Percy) ilk prova için: “Yaşamımda hiç o kadar coşku hissetmemiştim. Bana ve grubun diğer üyelerine bir şeyler olduğunu hissediyordum. Olağanüstü bir şey bulduğumuzu ve kaybetmemek için aşırı dikkatli olmamız gerektiğini hissetmiştim. Ortada bir şey vardı: Büyük bir güç” “O anda sesimle neler yapabileceğimi, onu nasıl kullanabileceğimi keşfetmiştim. Ve hepimizin blues ve R&B’den geliyor olmamıza rağmen o 1,5 saatin sonunda grubun kendi özel kişiliği, kimliği belli olmuştu” 

Jimmy Page on yıllar sonra, 2014’te, ilk prova yaptıkları yerde. 

Öte yandan John Paul Jones (Jonesy) o günü şöyle anlatıyor: “Hayatımda daha önce böyle bir şeyi hiç bir grupla ya da herhangi bir durumda deneyimlememiştim. Küçük bir odada olağan üstü bir sound oluşmuştu. Anladım ki bu çok muhteşem bir şey olacak. Bonham ne yaptığını bilen muhteşem bir davulcuydu. Bas gitarist ile davulcunun anlaşması çok önemlidir. Provadan önce “Eğer davulcu iyi değilse işimiz var” diye düşünmüştüm. Ama onu dinler dinlemez rahatlamıştım. Çok iyiydi. Ayrıca hemen ilk saniyelerde kontağımızı kurmuştuk“.

Ritm takımı: Bas gitar ve davul
John Paul Jones ve John Bonham
Jonesy ve Bonzo
İlk buluşmalardan yıllar sonra

Jones daha sonraki dönemler için de şöyle demekte “Sahnede davula yakın durmayı, davulun rüzgarını hissetmeyi, Bonzo ile gözlerimizle anlaşmayı seviyordum. Çalarken bütün dikkatimiz birbirimizdeydi”. “Sahneye hiç bir zaman benim için ne harika müzisyen desinler diye çıkmadım. Hep Led Zeppelin ne muhteşem desinler diye çaba sarf ettim” 

Menejer Peter Grant, “O ilk provada hemen o anda onların gelmiş geçmiş en iyi grup olacağını anladığını” “O provanın bir bomba etkisi yarattığını ve herkesin “Bu neydi” diye düşündüğünü” söylüyor. 

Provayı izleyen bir ses teknisyeni, “Dördünün bir araya gelip ilk çalmalarındaki uyumun ve oluşturdukları müziğin mükemmelliği karşısında şaşkınlığa uğradığını” belirtiyor.

Bir 2012 ropörtajlarında “Ne zaman daha büyük hale geldiniz?” sorusuna Robert “İlk toplandığımız dakikada daha büyük hale geldik. Bu bize yazılmıştı” diyor.

Led Zeppelin, 1971

Yine Jimmy Page’in Led Zeppelin’in oluşması hakkında geçenlerde verdiği bir ropörtaja kulak verelim: 

Müziğim, Chicago Blues, Hawlin’ Wolf gibi sanatçılardan, folk muzik, rock muzik, modern klasikler, hint ve arap müziği gibi etkilendiğim müziklerden oluşmuştu. Gerçekten de her şeyi sarsacak bir grup oluşturmayı düşündüm. Ne istediğimi tam olarak biliyordum. Üstelik yapımcı da kendim olacaktım. Kimsenin müdahalesini istemiyordum. Ve inanıyorum ki, katılan bütün müzisyenler Led Zeppelin’de kendilerini gösterme imkanı buldular. Yardbirds 1968 Temmuzunda dağıldıktan sonra sanki orada bir ilahi müdahale ile bu dört müzisyen bir araya geldi.”

12 Ağustosta böyle herkeste bomba etkisi yaratan ilk provayı gerçekleştirdikten sonra, dörtlü düzenli olarak Jimmy Page’in Thames nehri üzerindeki bot evinde buluşup 7 Eylülde başlayacak İskandinavya turu için çalışmaya başladı. 

Bot evde prova toplantıları, Ağustos 1968 

Süreci Jimmy’den dinleyelim: “Evimde provalara başladığımızda canlı olarak sahnede çalacağımız ve sonradan da ilk albümümüzde yer alacak olan parçalar üzerine çalışıyorduk. O zamanlar ortada bir çok blues çalan grup vardı. Biz de blues çalmaktan çok hoşlanıyorduk ama hissettik ki, bir arada olmamızdan kaynaklanan grup karakteri çok daha güçlü ve kendine özgü idi. Kendi versiyonumuzda blues çalmak bizim ne kadar koyu, yoğun ve farklı olduğumuzu gösterecekti. Bunu keşfedeceğimiz keskin elementlere sahip iki parca seçtik. Orjinal Otis Rush parçası olan “I Can’t Quit You Baby” bunlardan biriydi ve yüksek notalara sahipti ve biz böylece neler yapabileceğimizi görecektik. Şarkıyı mikroskop altına koyduk ve ona nasıl daha fazla dinamik verebileceğimizi ortaya çıkardık.” 

Robert Plant da yıllar sonra, 2012, Bütün Zamanların En İyi Rock Grubu Kennedy Onur Ödüllerinde: “Led Zeppelin’in bir parçası olarak, Amerikan müziğini alıp, blander’e koyup, iyice karıştırıp geliştirerek ortaya değişik birşeyler çıkarmış olmaktan çok gurur duyuyorum” diyecekti.

İLK KONSER

Grup Ağustos ayını mümkün olduğunca bot evdeki provalarla geçirdikten sonra, daha önceden bağlantısı yapılmış olan İskandinav turuna başladı ve 7 Eylülde ilk konserini gerçekleştirdi. The Yardbirds olarak.

7 Eylül 1968 ilk konser ilanları
The Yardbirds adıyla
İlk Konser, 7 Eylül 1968,Gladsaxe, DanimarkaParça Listesi: Train Kept a Rollin’, Communication Breakdown, I Can’t Quit You Baby, You Shook Me, Dazed & Confused,  White Summer ~ Black Mountain Side, Babe I’m Gonna Leave You
ve How Many More Times.

Bu ilk konserleriyle ilgili olarak Jimmy Page iki ay sonraki röportajda şöyle demişti: “Gerçekten çok korkmuştuk, çünkü birlikte sadece 15 saat pratik yapabilmiştik. Bu bir çeşit deneme konseriydi, iyi olup olmadığımızı görmek için. Sanırım iyiydik.

Menejer Peter Grant: “O günü bütün detaylarıyla hatırlıyorum. Çok heyecanlı ve çok harika idi. Asla “Tamam, satışlardan şu kadar kazanırız demedim” Hissettiğim şey “Bu bütün zamanların en iyi grubu olabilir” idi.

O güne ait bir kritik: “İngiliz grup Yardbirds bütün öğleden sonrayı yeni repertuarlarını prova ederek geçirdiler. Böylece konsere başladıklarında sunacakları her şey için fazlasıyla ısınmışlardı. Performansları ve müzikleri tümüyle kusursuzdu. Ve muzik perde indikten sonra da kulaklarda çınlamaya devam etti. İzin verin, üç yeni adam ile muhteşem bir iş çıkaran Jimmy Page e özellikle bir övgü vereyim. Gerçekten çok iyi başardılar ve özellikle de Jimmy Page’in gitar solosu olağanüstü alkış aldı. Bu nedenle sonuç olarak diyebiliriz ki, yeni Yardbirds en azından eskisi kadar iyiydi” (Bert Larsen, Teen Club Nyt eleştirmeni) 

Böylece ilk turlarını Iskandinav ülkelerinde başlayan ve büyük beğeni ile bitiren yeni Yardbirds, 17 Eylülde bu turun son konserini vererek anavatana, İngiltere’ye döndü. 

İLK ALBÜM KAYITI 
Jimmy Page ilk albüm için hiç vakit kaybetmek istemiyordu. Çünkü sırada Amerika turu vardı. Grup İngiltere’ye döndükten hemen sonra 23-24 Eylülde Jimmy’nin bot evinde albüm çalışması yaptı. 25 Eylül 1968, saat 23’te de Olympic Studio’da kayda başladı.  Kayıt tam tamına 30 saat sürdü. Albüm yapımcısı Jimmy Page idi. Ve grup eşsiz bir şey yaptığının farkındaydı.

Jimmy Page:”Her şey çok kolaydı çünkü parçaları zaten konserler nedeniyle çok çalışmış ve hemen arkasından stüdyoya girmiştik. Bütün kayıtları da aynı canlı söylediğimiz gibi yaptık. Bu kayıt yapıldığında grup sadece 2,5 haftadır birlikte idi. İskandinavya turundan önce sadece 15 saat prova yapmıştık. Ve oradan direk albüme geçtik. O yüzden tümüyle sahnede olduğu gibi kayıt yaptık. ‘Ortam sesi’ (ambient sound) olsun istedim ve bir de geri kayıt ekosu istedim, ki daha önce Yardbirds’te önermiştim. Bu nedenle iyi olacağını biliyordum. Ayrıca ışıklı ve gölgeli keskin gerilimler istedim. Biliyorum, içerik ve düzenleme konusunda oldukça ağırlıklı bir etkim oldu ama bunun tek nedeni aramızda tartışacak zamanımız olmamasıydı. Sonuçta bu albüm blues, rock ve akustik müziğin gerçek bir karışımı olacaktı

Percy, Bonzo, Jonesy, Pagey
İlk albümün kayıtı sırasında.

25-28 Eylül 1968 Albüm kayıtlarını tamamlayan grup, 4 Ekim 1968’de İngiltere turuna başladı.

İşte bu tur sırasında bir ‘İsim hakkı’ kargaşası çıktı ve grup adını ilk önce New Yardbirds yaptı ise de, 25 Ekim 1968’deki konserine çıkarken, daha önceden Jimmy Page’in aklında olan Led Zeppelin olarak değiştirdi.

Bir efsaneye göre Led Zeppelin adı şöyle doğdu: The Who davulcusu Keith Moon Jimmy Page’e bir gün, “Eğer birlikte bir grup kurarlarsa o grubun bir lead zeppelin (kurşun zeplin -kurşundan dev balon-) gibi ilerleyeceği” şakasını yapmış. Bu tanım Jimmy Page’in aklında yer etmiş. Çünkü hard ve light (sert, şiddettli ve hafif) arasındaki zıtlığı temsil ediyormuş. Menejer Peter Grand da lead yerine led denmesini istemiş, çünkü leed olarak telaffuz edilmesinden endişelenmiş. 

25 Ekim konserinde isimleri Led Zeppelin olarak değişen grubun ilk İngiltere turları 20 Aralığa kadar sürdü. 26 Aralık 1968’de Amerika bekliyordu.

Bu arada 11 Kasım’da Jimmy ve menejer Peter stüdyo kayıtlarını alıp New York’a, Ahmet Ertegün’e gittiler ve Atlantik Records ile 200.000 Dolarlık bir anlaşma imzaladılar. (Şimdiki değeri 1, 500,000 Dolar) Bu adı henüz duyulmamış bir grubun ilk albümü için eşine raslanmamış bir miktar idi.

Grup Amerika turundan önce ilk profesyonel fotoğraf çekimlerini yaptı:

Bonzo, Jonesy, Percy ve Pagey
Aralık 1968, Londra, ilk stüdyo fotoğraflarından

Stüdyodan çıktıktan sonra rasgele çekilen bu fotoğraf ise sonradan grubun ikonik fotoğraflarından biri oldu. 

Grubun ikonik fotoğraflarından biri,
Aralık 1968, Londra

İLK AMERİKA TURU

26 Aralık 1968 – 16 Şubat 1969

Amarika’ ya Led Zeppelin ilk olarak 26 Aralık 1968’de Denver’de ayak bastı. Bu ilk konseri Amerikalıların efsanevi radyocusu Berry Fay 2011 otobiyografisinde şöyle anlatıyor: 

O konser gecesi sahneye gösteriyi açılışını anons etmek için çıktım. “Bayanlar ve baylar, karşınızda İngiltere’den Kuzey Amerika turlarının ilk çıkışını yapacak olan Led Zeppelin” dedim. Birkaç hafif kibarlık alkışı duyuldu. Sonra, Robert Plant bütün hızıyla girdi ve bütün seyirci birden afalladı. Led Zeppelin’in büyük bir patlama yaratacağını görmek için dahi olmanıza gerek yoktu. Ah, aman Tanrım insanlar çıldırdı”. Ertesi gün program direktörü beni telefonla aradı ve “Dün gece sahnede kim vardı? telefonlar kitlendi” dedi.

Bu ilk LP’leri için çıkışından 6 ay sonra, 24 HAziran 1969’da Atın LP ‘lerini aldılar. 
(Grup o tarihte Amerikada 7 haftalık bir turda idi) 
Atlantic Records daha sonra toplam karının dörtte birini Led Zeppelin’den elde ettiğini açıklayacaktı.
Robert Plant & Jimmy Page | Led Zeppelin
1969

İlk LP’nin çıkmasından 4 aydan daha kısa bir süre sonra plak şirketi Atlantik, grubu Christmas zamanı için yeni bir LP çıkarması için teklif götürdü. Nisan 1969’da grup tekrar Olympic Studios’a girdi ve ilk olarak “Whole Lotta Love“ı kaydetti. Bu parça grubun ilk ve daimi fenomen parçası olacaktı. 

Related image
Led Zeppelin 1970 (28 Haziran, Bath Festival)
‘Whole Lotto Love’ zamanları

Eylül 1970’te Melody Maker ‘da halk Led Zeppelin’i “Dünyanın En İyi Grubu” olarak oyladı ve böylece Beatles ‘in aynı oylamadaki 8 yıllık saltanatına da son vermiş oldu. Grup 16 Eylül 1970’te Londra, Savoy Hotel’de düzenlenen bir tören ile ödülünü aldı. 

16 Eylül 1970, Londra, Savoy Hotel
Dünyanın En İyi Grubu‘ Ödülü

Robert Plant o zamanlar için şöyle diyor: “Led Zeppelin II’den sonra bütün hayatımız değişti. Bu çok ani bir değişimdi ve bununla nasıl başa çıkacağımızı bilemiyorduk. “

“Robert Plant’ın 2017 röportajında ise: “Aslında bizim yaptığımız tek şey biraraya gelip eğlenmekti. O sırada seyirci de eğleniyordu. Sonra seyirci miktarı miktarı büyüdü, konser alanları giderek büyüdü ve biz giderek daha fazla eğlendik” demekte.

Related image
5. Albümdeki “The Ocean” isimli parça grubun stadyum konserlerindeki onbinlerce kişinin görüntüsünü bir okyanusa benzetmesi ile yazıldı.
Okyanusun gürlemesi seyirciden gelen alkış, ıslık ve seslenişler idi. 
“Singing to an ocean, I can hear the ocean’s roar”
(Okyanusa şarkı söylerken, okyanusun gürlemesini duyabiliyorum)

Grup giderek büyüyerek, dünya çapında fanomen haline gelerek, zamanının büyük bölümünü kıtalararası turda geçirerek sırasıyla şu albümleri çıkardı:

  1. Led Zeppelin (12 Ocak 1969 Amerika, 31 Mart 1969 İngiltere)
  2. Led Zeppelin II (22 Ekim 1969 Amerika, 31 Ocak 1970 İngiltere)
  3. Led Zeppelin III (5 Ekim 1970)
  4. Led Zeppelin IV (8 Kasım 1971)
  5. Houses Of The Holly (28 Mart 1973)
  6. Physical Graffiti (24 Şubat 1975)
  7. Presence (5 Nisan 1976)
  8. In Through the Out Door (15 Ağustos 1979)

Üçüncü albümden başlayarak, Led Zeppelin’in varlığında Bron Yr Aur kır evi ve Hampshire’deki Headley Grange malikanesinin yeri çok önemli oldu. Jimmy Page ve Robert Plant, 1970’in Mayıs ayında, yoğun konser programlarına ara verip dinlenme amaçlı olarak, ailelerini de alıp,
Galler’deki kır evinde birkaç hafta kaldılar. Burada doğa ortamında, elektrik olmayan evde yazdıkları akustik parçalar sonradan birkaç albümde yer aldı.

Bron Yr Aur Kır Evi 
Mayıs 1970’de 
Robert ve Jimmy aileleriyle buradaydı

Robert Plant ayrıca Galler Kelt (Celtic) kültüründen çoktandır etkilenmişti. Birçok parçanın sözlerinde bu kültürün izi oldu. En önemlisi de Stairway to Heaven idi.

Bir ‘STAIRWAY TO HEAVEN’ doğuyor. 

Led Zeppelin 3. 4 ve 5. albüm kayıtlarını Headley Grange malikanesinde ve bahçesinde mobil kamyon stüdyo kullanarak yaptı. Mobil Stüdyo Mick Jagger’den kiralanıyordu. Kablolarla bina içine bağlantı kurarak kayıt yapabiliyorlardı. Jimmy Page, malikanenin akustiğinin kayıt için, özellikle davul için harika olduğunu belirtti.

Headley Grange – Hampshire
Robert, malikanin bahçesinde, mobil stüdyo ile kayıtta.

İşte bu malikanede kayıt için kaldıkları bir sırada, bir akşam şömine başında oturmaktalarken Jimmy Page gitarıyla sonradan Stairway to Heaven olacak parçayı en ham haliyle tıngırdatmaya başladı. Robert Plant yanında, sırtı duvara dayalı oturmaktaydı. Melodiyi duyan Robert, ilk iki satırın hemen o anda geldiğini söylüyor. Sözler tümüyle Kelt kültürünü yansınmaktaydı.

Robert Plant “Melodiyi duyunca o temponun akışında parçanın ilk satırları geldi, önce ilk iki satırı geliştirdim, sonra dört satır, ve sonra yavaşca devam etti. Sanırım bu o yerin atmosferinden idi. Benden dışa taşan her şey. Galler’in o yönünü ortaya koymak istedim. Britanya’nın kırsal güzelliğini ve ücralığını. Bunu daha “Ramble On’da ve “That’s the Way” ‘da yapmıştım. Onlar da 22-23 yaşındaki bir çocuğun aynı bakış açısından gelmişti. Böyle, Stairway’de de doğa, doğal, eski, neredeyse hiç konuşulmayan Celtic (Kelt) referanslarını parçaya yansıtmak istedim.” 

Jimmy Page “Yavaştan başlayıp kademe kademe yükselen ve sonunda da patlayan bir parça yapmak istedim. Aklımda melodi oluşmaya başlamıştı. O akşam şömine başında birkaç notasını çalıyordum. Robert de yanımda oturuyordu. Sonra birden ilk mısralarını söylemeye başladı. Robert Led Zeppelin’in müziğine söz yazaralığı ile muhteşem katkı yaptı her zaman. Bu parçada da öyle oldu

Şimdi serin ve ıssız Headley Grange’ de şömine başında gitar tıngırtadıp söz yazan ve dünyada en çok dinlenecek şarkıyı yaratmakta olan Robert ve Jimmy, bir kaç on yıl sonra o şarkının radyolarda o denli sık çalmasından o kadar sıkılacaklardı ki, para verip engelleyeceklerdi. Ama şimdilik bırakalım o dünyanın en güzel şarkılarından birini yaratadursunlar. 

Headley Grange bahçesinde kayıt anı

Dinleyici yorumları: 

  • Hepimiz çantalarımızı toplayıp eve geri dönebiliriz. Bu insanlığın müzikte ulaşabileceği en son nokta idi. Bu yapıldı. Bitti. Ve muhteşemdi
  • Tanrım, nasıl muhteşem bir şey bunlar, en iyi Rock sesi ve grubu”
  • “Onlar yaşamak için diğer bir neden”
  • “Çocuklar bakın, işte tanrılar”
  • “Ben 82 yaşındayım ve torunlarıma Stairway to Heaven” ı dinlemelerini söylüyorum. Bu parça nesillerden nesillere geçecek.
  • “Bütün zamanların en iyi parçası Stairway to Heaven. Sadece Rock olarak değil, bütün parçaların.”
  • “Vurmalı gitar ve melodik davul Led Zeppelin tarafından geliştirildi ve kimse daha iyisini yapamaz”
  • Anne babanız/büyük annebabanız bunlara sahipti, ya siz/biz neye sahibiz? Taylor Swift. Hadi hep beraber ağlayalım.
  • Efsanevi müzik, şiirsel gitar çalış, kuvvetli davul ve tanrıların ilahi sözler”
  • “Kozmik….. Şiirsel…. En üst düzey. Zamanın ötesinde. Müziğin şahaseri.
  • “Öyle sanıyorum ki, Jimmy Page bu dünyadan değil”
  • “Page, Plant and Bonham ne yaptıklarının çok iyi farkındaydılar. Onların yaptığını sıradan bir ölümlü sadece öylesine niyetlenip yapamaz”
  • “Öyle sanıyorum ki, hiç biri bu dünyadan değil. Bizler için fazla iyiler. “Davul akıl dışı…… gitar sanat eseri….. solist dehşetle şaşıtıcı…. bass ve klavye muhteşem!!!!! Led Zeppelin bütün zamanların en iyi grubu””Ne diyebilirim. En bütün zamanların ne şiirsel grubu.”
  • “Led Zeppelin’in sihiri şu ki, şiirsel hard rocktan folk’a kadar gidebilirler. Başka hiç bir grup böyle bir şey yapamadı.”
Image result for Led Zeppelin 1972 images
Led Zeppelin 1972
‘Stairway To Heaven’ Zamanları

30 Eylül 1972, Japonya röportajında Jimmy Page “Müziğimizin kategorize edilebileceği ya da etikenlendirilebileceği yönünde hissetmiyoruz. Çünkü o birçok tarz ve tipte müziği kapsamakta. Bizim yaptığımız müzikte muhteşem bir çeşitlilik var. Grubun her üyesinin hoşlandığı tarz müziğimize yansır. Grup olarak, müzik alanındaki her yerden etkilenerek, hangi alanların keşfedilip genişletileceğine dair çok yönlü bir fikir ediniriz” diyor.

Özellikle 1973 yılı Led Zeppelin in 12 yıllık varlığının zirvesini temsil ediyor. Diğer gruplar konser turlarını artık onların turda olmadığı tarihlere göre ayarlamaktadır. Grup artık çılgın bir beğeninin merkezine oturmuş, konserler, turlar, turlarda özel jetler, özel jette partiler, Limousin ‘li karşılanmalar, Elvis Presley tarafından “Kim bu benden çok bilet satanlar” diye merak edilip suitine davet edilmeler, otel kapatmalar, otel odalarında, koridorlarında partiler, grupie’ler (Rock gruplarıyla turlarda birlikte seyahat edip, onlarla birlikte olmaya gönüllü kızlar).  Yani grup meşhur Sex, Drug & Rock’n Roll çağının en önde gelen temsilcilerinden olmuştur. Zamanın ruhu öyledir, çağ o çağdır. 

Led Zeppelin 1973
Özel Jetleri ile
Ve jetin içinde
1973’te Tampa konsere katılan 58 800 kişi ile Beatles’e ait seyirci rekoru kırılmış idi

KASHMIR ZAMANLARI

6. Albümde yer alan KASHMIR, grubun en spiritual parçalarından biri idi. 
Kashmir’in esinlenildiği yer, Robert ile Jimmy’nin 1973’te yaptığı kuzey Afrika yolculuğu sırasındaki Sahara çölündeki uzun yürüyüşleri idi.
Robert Plant’ın belirttiğine göre, parçanın meşhur temposu da çölde atılan yürüyüş adımlarının temposu imiş.

Led Zeppelin Kashmir’i 1975’ten sonraki bütün konserlerinde çaldı. Robert parçayı çok sevmesinin nedenini sadece çok yoğun duygular vermesi değil aynı zamanda Heavy Metal olarak nitelendirilmeyen bir parçanın bu kadar yoğun duygular veriyor olması olduğunu açıkladı. Grup kendilerinin Heavy Metal grubu olarak nitelendirilmesinden hiç hoşlanmıyordu. 
Gelelim biraz parçanın “Yoğun duygular veriyor olması” na. Doğrusu bunu Robert Plant’tan, şarkının yaratıcılarından birinden de duyduğuma sevindim, çünkü, istisnasız her dinleyişimde, o duygu yoğunluğundan gözyaşlarımı tutamıyorum. Robert Plant da şöyle diyor “Bu parçanın sözlerini yazmak benim için inanılmaz bir meydan okuma idi. Çünkü şarkı çok kuvvetli idi. Çok iyi tanımlamak, soyutlamak ve yaşamın tümüyle bir macera olduğunu ve bir sürü aydınlanma anlarının olduğuna dair sözleri yerine çok iyi oturtmak gerektiriyordu. Ama hiç bir şey göründüğü gibi değil.  Benim için çok zordu, çünkü şarkıyı söyleyemiyordum. O şarkı benden çok daha büyüktü. Bu doğru: Donakalıyordum, doğru, çok acı veriyordu, görünür şekilde göz yaşlarına boğuluyordum“. 

Led Zeppelin 1975
Kashmir zamanları

1975 yılında kader ya da evren, bu muhteşem gidişe ilk virgünü koymak istedi. Son yaklaşıyordu, ama bu yavaş yavaş olacaktı. 

Rodos’ta tatil yapmakta olan Robert Plant ve ailesi, 4 Ağustos 1975’te ciddi bir araba kazası geçirdi. Ailede herkesin durumu ciddi idi. İngiltere’den özel ambulans uçağı gönderildi. Robert Plant’ın vücudunda çok fazla kırık vardı ve bir sürü ameliyat geçirdi. Gazeteler, “Hayatta kaldığı için şanslı” diye başlıklar attılar. Robert o sırada 27 yaşındaydı. Hepsi o yaşta ölen Rock starları (Jimi Hendrick, Janis Joplin, Jim Morrison) gibi 27’liler klubüne dahil olmasına ramak kalmıştı. 

“Hayatta kaldığı için şanslı” başlığı ile kaza haberi.

Robert 7 ay tekerlekli sandalyede kaldı.
Ama Robert tekerlekli sandalyede de olsa Led Zeppelin duramazdı : )
Bir süre sonra erteledikleri yeni albümün kayıtlarına başladılar. Robert bu albümde şarkıları tekerlekli sandalyede söyledi. 

Jimmy Page’in söylediğine göre, kayıtlar sırasında hem mutlu hem gerginlerdi. Hepsi “Acaba Robert bir daha kalkıp yürüyebilecek mi” endişesindelerdi. 
Robert ayağa kalktı. 
Grup nihayet 1 Nisan 1977’de onları çok seven, özleyen, hatta tam 35 yıl sonra “Bütün Zamanların En İyi Grubu” onur ödülününü başkanlarının elinden verecek olan  Amerika turuna kaldığı yerden başladı.

1. Nisan 1977, Amerika, Dallas.
Robert Plant konsere “2 yıl geciktiğimiz için özür dileriz. Bunu çok fazla müzikle telafi etmeye çalışacağız” diyerek başladı.

Amerika onları çok özlemişti. Ama grup ne bu turun oradaki EN SON turları olduğundan ne de 24 Temmuzdaki konserin Amarika’daki bütün zamanlarının en son konseri olacağından o konsere çıkarken de, sahneden inerken de haberleri yoktu.

24 Haziran, Oakland

Turun bir sonraki durak New Orleans idi. 26 Haziran 1977’de grup şehire gelmiş otele giriş yapıyordu. Robert Plant’ın karısından bir telefon geldi. 5 yaşındaki oğulları Karac ağır hasta idi ve hastaneye kaldırmışlardı.

Ve iki saat sonra ikinci telefon geldi. Karac ölmüştü

Robert’in haberi alır almaz yıkıldığı ve yanında “Kardeşim kadar yakın” dediği grubun davulcusu John Bonham’ka beraber ilk uçakla eve döndüğü biliniyor ama o dönüş yolunda neler hissetmiş ve yaşamış olabileceğini sadece tahmin edebiliriz. 

Robert Plant sonraki bir buçuk seneyi inzivada geçirdi. “Çocuğum ölmüştü ve istediğim tek şey ailemle birlikte olmaktı” “Her şeyi geride bırakmak istemiştim” diyor yıllar sonraki bir röportajda. Müziği bırakmaya karar vermişti.
Bu süreçte onu hiç yalnız bırakmayan, John Bonham idi. 
Ocak 1979’da bir oğlu daha oldu. Logan Romeo.
Jimmy Page bir gün Robert’in kapısına kararlı bir şekilde dayandı “Sensiz Led Zeppelin bir hiç, dön hadi” diyerek.
Böylece Led Zeppelin 1979 yazında her şeye ve yeni albüm çalışmalarına yeniden başladı.

2 sene aradan sonra ilk konser
Kopenhag’da, 23 Temmuz 1979
Related image
Led Zeppelin 1979

Yeni -ve sonuncu olacağını henüz bilmedikleri- albümdeki “All My Love” ın sözlerini Robert ölen oğlu Karac’a yazmıştı

İki yıl aradan sonra, tekrar ayağa kalkıp, kaldığı yerden devam etmek isteyen Led Zeppelin, toplam 18 konser ile, 7 Temmuz 1980’de Avrupa turlarını tamamladı.  Artık 2 yıl zorunlu aradan sonra Amerika’da başlayacakları turları için prova yapıyorlardı. Yeni ışık gösteri sistemleri almışlardı. Stadyumlarda yepyeni uygulamalar yapacaklardı. Hepsi çok heyecanlıydı. Amerika İngiliz Rock Tanrılarını çok özlemişti ve sabırsızlıkla bekliyordu. Biletler işık hızıyla tükenmişti.  Onlar da birkaç gün sonra gidecek idi.

O 24 Eylül 1980 günü, Jimmy Page’in nin Windsor malikanesinde yine prova için bir araya gelmişlerdi.

Jonh Bonham, günün erken saatlerinden  itibaren içmeye başlamıştı. Sonra geç bir saatte neredeyse baygın bir durumda onu yatağa götürdüler.

25 Eylül 1980 sabahı, Jimmy Page’in asistanı uyandırmaya gittiğinde, John Bonham ölmüştü.

***

Geride kalanlar için hayat durdu, dondu. Hem en iyi dostlarından birini kaybetmişlerdi hem de Led Zeppelin sihiri bir daha geri gelemeyecek şekilde bozulmuştu.

2 ay sonra, geride insanlığa hediye ettikleri, dünya döndükçe çalınacak muhteşem 8 albüm bırakarak, grubu sonlandırdıklarını şu basın bülteni ile duyurdular: 

4 Aralık 1980

“Bilinmesini dileriz ki, sevgili arkadaşımızın kaybı ve onun ailesine duyduğumuz derin saygının yanısıra tarafımızca ve menejerimiz tarafından hissedilen uyum bölünmezliği duygusu, bizi olduğumuz haliyle devam edemeyeceğimiz kararına götürdü.”

Led Zeppelin

***

John Bonham’ın, 31 Mayıs 2018’de, 
70. Doğum günü olabilecek günde,
 doğmuş ve yaşamış olduğu Redditch, Worcestershire’de 
açılan heykeli
Robert Plant, can arkadaşı, “kardeşimdi” dediği Bonzo’sunun karşısında. 
31 Mayıs, 2018


Kaynakların bir bölümü:

  • http://www.rockapedia.com/biography/jimmy-page/1944%E2%80%931968-early-life
  • http://www.goldminemag.com/features/embryonic-led-zeppelin
  • https://londonist.com/2015/02/led-zeppelins-london
  • http://blog.sheetmusicdirect.com/2017/01/read-excerpt-from-no-quarter-three.html
  • http://www.tightbutloose.co.uk/tbl-news/led-zeppelin-at-knebworthlz-newsrobert-plant-british-red-cross-auctionjagger-top-tendl-diary-blog-updatehappy-21st-birthday-adam/
  • http://justbackdated.blogspot.com/2016/07/jimmy-page-day-jimmy-met-robert.html
  • https://www.youtube.com/watch?v=erQZRlFeGOM&t=5shttp://www.brumbeat.net/listen.htm
  • https://www.independent.co.uk/arts-entertainment/music/features/led-zeppelin-the-rise-to-heavenly-heights-516774.html
  • https://www.emptymirrorbooks.com/music/led-zeppelin-november-1968
  • https://www.youtube.com/watch?v=HEzSDK747yc&t=2701s (92Y Plus Youtube channel) 
  • https://www.youtube.com/watch?v=WZQ8oSuq4Kg&t=69s (Guardian Members Youtube channel)
  • https://www.youtube.com/watch?v=IK78aRNSOwI
  • https://www.youtube.com/watch?v=BFOKcot1NEA&t=1060s
  • https://www.youtube.com/watch?v=4ISLm_4qEuA (House Of Strombo)
  • https://www.rollingstone.com/
  • https://www.economist.comhttp://led-zeppelin.wz.cz
  • http://www.ledzeppelin.com
  • https://londonist.com/
  • https://www.vanityfair.com/culture/2003/11/led-zeppelin-1970s-lisa-robinson
  • https://www.britannica.com/topic/The-Yardbirds
  • https://www.allmusic.com/artist/the-yardbirds-mn0000489303/biography
  • http://mrawarti.info
  • https://www.telegraph.co.uk/culture/music/rockandpopmusic/10862455/Jimmy-Page-We-knew-that-no-band-had-ever-sounded-like-Led-Zeppelin.html
  • https://www.discogs.com/artist/262455-The-Yardbirds
  • http://www.jamesmccarty.com/
  • https://www.rollingstone.com/music/music-features/jimmy-page-on-led-zeppelins-totally-fearless-bbc-sessions-110658/
  • https://www.udiscovermusic.com/stories/jimmy-page-session-man-supreme/
  • https://www.youtube.com/watch?v=QpaY5-sgChY
  • https://www.rockcellarmagazine.com/2017/12/13/top-11-rock-songs-started-blues-rb/
  • https://www.youtube.com/watch?v=qLQ0e6RA6R8&t=202s 
  • https://www.theguardian.com/music/2012/oct/11/led-zeppelin-swagger-knew-were-good
  • https://www.billboard.com/articles/columns/rock/6415124/led-zeppelin-first-us-tour-1968-anniversary
  • https://www.planetrock.com/news/rock-news/jimmy-page-sheds-new-light-on-the-inception-of-led-zeppelin-i/
  • http://www.rockandrollgps.com/headley-grange-where-led-zeppelin-recorded-stairway-to-heaven-and-led-zeppelin-iv/
  • https://classicrockreview.wordpress.com/2013/05/13/led-zeppelin-sessions-headley-grange-january-1971/
  • https://www.theatlantic.com/entertainment/archive/2018/08/susan-jacobs-sharp-objects-music-supervisor-interview/567302/
  • https://nicegirlstv.com/2012/11/19/revolution-synopsis-and-video-from-episode-1-09-kashmir-feat-the-song-by-led-zeppelin/
  • http://www.bbc.co.uk/music/reviews/zpzf/
  • https://internetfm.com/today-in-rock-history-september-23/
  • https://www.nme.com/photos/led-zeppelin-s-physical-graffiti-21-things-you-might-not-know-1415353
  • https://flashbak.com/led-zeppelins-mile-high-party-aboard-the-starship-1973-34616/
  • http://ultimateclassicrock.com/robert-plant-car-accident/
  • http://www.ledzeppelin.com/event/august-8-1975
  • https://www.jambase.com/article/led-zeppelin-drummer-john-bonham-honored-statue-hometown
  • http://rockandrollgarage.com/jimmy-page-explains-ended-playing-guitar-violin-bow/
  • https://www.loudersound.com/features/25-things-you-didn-t-know-about-led-zeppelin-iii
  • http://www.bbc.co.uk/wales/music/sites/history/pages/led-zeppelin-bron-yr-aur.shtml
  • http://en.citizendium.org/wiki/Led_Zeppelin_III
  • https://www.theguardian.com/music/2014/may/26/jimmy-page-robert-plant-how-we-made-led-zeppelin-iii